Geçen hafta Lizbon’da UXLX konferansındaydım. Hafta boyunca içim UX dışım Portekiz oldu. İlk 3 gün, hazır Festaslisboa festivali de başlamışken, 30 derece sıcak sokaklarda Super Bock bira yudumlamak yerine, sıkış tepiş klimasız salonda Lisa Welchman ablayı dinlemek pek hoş değildi ama geriye kalan zamanda bokunu çıkardım.

Lizbon; deniziyle, vapuruyla, yeditepesiyle, tramvayıyla İstanbul’a benziyor ama karşılaştırıldığında göt kadar biryer. Başakşehir’den falan küçükmüş misal. Metrolar bomboş, sokaklar sakin düzenli. Gündüz herkes okyanusun sularında, gece de Nevizade’nin neredeyse aynısı barlar bölgesi Bairro Alto’da. Yemekler bana çok tuzlu gelse de, Belem’de yediğim pastel de nata tadı hala damağımda. Uyduruk bir yerde yememek lazım bu tatlıyı, yazık olur. Ha bir de, yakından penguen görmemişseniz Avrupa’nın en büyük akvaryumu Oceanarium kesinlikle gidilmesi gereken bir yer.

Konferans için, bozuk klimayla hamamda gibi terleyen kalabalığı, o kadar insanı almayan restoranı hala unutmaya çalışıyorum.

İlk gün workshoplarında erken gelen sırayı kapar mantığı olduğundan ve ben de ağzımı şapırdata şapırdata geç uyanıp gittiğim için güzelim Abby’nin verdiği How to Make Sense of Any Mess’e değil, şişman Alastair’in Designing Wearable Experiences workshopuna girdim. Öğleden sonra da Mike ile Structured Content Modelling vardı. Haklarını yemiyim, ikisi de hiç fena değildi. Diğer konuşmacılardan da workshoplara katılanlar olduğundan bayağı eğlenceli geçti.

İkinci gün, en sevdiğim konuşmalar Words as Material ve Atomic Design oldu. İlk görüşte “ulan bu kız mı Facebook ve Apple’da çalışmış” dediğim Nicole Fenton, kelimelerin UX açısından önemini ve anlaşılır bir UI içerisindeki gücünü anlattı. Daha önce İstanbul’daki UX Alive’da da anlatılan, UI elementlerini atomlar gibi birleştirip formları ve bölümleri oluşturan, moleküllerin organizmalara dönüşmesiyle de template ve sayfaların yaratıldığı Atomic Design metodolojisinin yaratıcısı Brad Frost da çoğu zaman teknik konuşsa da hiç sıkmadı.

Wayfindr: Independent Travel for the Blind konuşmasında bahsedilen uygulamayı daha önce görmüştüm ama Umesh’in kısa konuşması da gayet iyiydi aslında.

Yazısı güzel çalışkan kız gibi burada tüm konferans notlarımı paylaşacak değilim 🙂

Faydalı mıydı? Evet, keşke gelseydiniz. Ben 5 Türk’le tanıştım ve aralarından sadece 1 tanesinin mesleği UX Designer’dı. Hep söylerim, birileri tarafından kullanılacak bir uygulama yapılan her yerde kullanıcı deneyiminden söz edilmeli. Seo’dan teste, tasarımdan yazılıma herkes mesleğinde fark yaratmak için bile olsa UX hakkında fikir sahibi olmalı bence. Gelecek hakkında fikir sahibi olmak için, etkinlik Portekiz’de bile olsa gidilmeli. Lizbon da güzel zaten, seneye bir düşünün, patronu darlayın, gelin.